Bir Anne Ne İster?

Duygu Değişimleri

Bebeği olduktan sonra bir anne artık her duyguya “daha” ekleyerek yaşamaya başlar. Her şey artık daha duygusal, daha kaygılı, daha hassas, daha düşünceli, daha karmaşık, daha çok olur.

Bebeğini düşünmekten kendini kaybetmişliğin arasında ararken bulur çoğu zaman. Artık o iç sesi en yakın tanığı olur attığı adımların sonuna. Ne garip değil mi? Kendi kendine konuşup onay veren, bazen soruları yanıtsız bırakan, bazen gaza getiren, bazen karamsarlığa iten kısaca kafasına göre sana duygu yükleyen. Ne zaman ona “hayır” demeyi öğrenirsin o zaman biraz daha rahat edersin.

Beklentiler

Anne olduktan sonra beklentilerinde çoğalır eşinden, yakın çevrenden. Herkes seni o an anlasın istersin, haklısın da. Peki dile getirmeden anlamalarını istemen biraz haksızlık değil mi? Bunu bende yapıyorum çoğu zaman 🙂
Tüm gün ev işleri çocukla ilgilen derken kendini bunalmış hissediyorsun. Biraz kafa dinlemek, kendine vakit ayırmak, hiçbirşey düşünmeden uyuyabilmek, tabağındaki yemeği keyifle yemek, ayaklarını uzatıp biraz keyif yapmak, banyoda sakince doyasıya kalmak, dışarı gittiğinde içini kemiren düşüncelerden uzak durmak, çocuğunu aklın kalmadan birilerine emanet edebilmek, yemeğini başkasının yedirmesine müsade edebilmek istersin.

Anneleri ben ahtapota benzetiyorum. Birden fazla işi hep aynı gücü koruyarak, aynı anda yapmaya çalışır. Bir süre sonra bunlardan şikayetçi olma hakkı bile yoktur diye düşünür. Oysaki kendini dinlemeye, dinlendirmeye de ihtiyacı vardır. Bunu yapmaya çalışırken çevredeki insanların her şeye müdahale etmesiyle tekrar başa dönerken bulur kendini. Neden herkes bir annenin bebeğine daha iyi bakabileceğini bilmek yerine müdahale etme yolunu tercih eder ki? Birçok şeyin üstesinden gelmeye çalışırken  anneleri bir rahat bırakın 🙂

Çevrenin Etkisi

Bebeğinizi sizden iyi kimse tanıyamaz. Ancak yedirdiğin yemekten, giydirdiğin kıyafetten, yetişme tarzından her şeyine müdahale etmeyen çalışan insanlara karşı koyamazsanız sırtınızda taşıdığınız yükün ağırlığını kaldıramazsınız. Evet büyükler tecrübeli belkide iyi niyetli. Ancak her fırsatta başkalarına göre hareket edersek bu tecrübeyi nasıl kazanacağız?  Okuyun, öğrenin, doktorlara danışın, daha çok bilgi edinin ki çevredekilerin söylediklerine karşılık bilimle, bilgiyle yanıt verin. Yoksa size karışılmaya devam edilecek ve bilginiz olmadığı için belkide söylenen her şeyi kabul etmeye mahkum olacaksınız. Bebeğinizin sesine kulak verin sizi en doğru o yönlendirecektir.

Peki insanlardan ne bekliyor anneler? Sadece anlaşılmaya çalışmak, yaşadıklarıyla, duygularıyla, konuşmalarıyla, tavırlarıyla, bazen de bakışlarıyla…

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on whatsapp
Share on print
Share on email
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on whatsapp
Share on print
Share on email

Bir cevap yazın

Kategoriler
Arşivler

Son Yazılar