Yaşasın Hamilelik!

Yaşasın Hamilelik!

Hamiliğin Tadını Çıkarmak En Tatlı Zamanlar,

Hamileliğin bal aylarına ” Merhaba “ derken artık kendimi bir çok şeye tamamen hazırlamış, mide bulantılarımdan kurtulmanın sevinciyle kendime , bebeğime faydalı olabilecek ne varsa yemeye çalışmıştım. Bebeğe,artık anne depoları yeterli gelmediği için dışarıdan desteklemeliydim. Doktorumun kontrolünde çiğ et , salam , sucuk gibi yiyecekler dışında sebze ağırlıklı, her gün 1 kase yoğurt , özellikle öğlen vakti ceviz , fındık , badem yemeye özen gösterdim. Tatlı seven biri olarak aldırış etmeden yediğim günlerde çok  olmuştur 🙂 Sonuçta bebeğimin canı çekti der kurtulurdum dimi ama 🤣

Tüm bu süreçte artık karnımın dahada büyüdüğü hissetmek bebeğime dahada yaklaştığını bilmek kendimi muhteşem hissettirdi . Artık bebeğim bize tekmeleriyle cevap vermeye, varlığından kendini haberdar etmeye  başlamıştı. 

Her zaman sağlıklı olması yeterliydi . Ancak içten içe bebeğim kime benzeyecek?, nasıl olacak? diye düşünmeden edemiyordum. Sağolsun bu hep merak olarak kaldı içimizde. Hiçbir ultrasonda kendini göstermedi prensesim. Bu aylarda doppler çekimi yapılır.  Bebeğin organlarına el, ayak sayısına detaylı bir şekilde bakılır  ve genelde bebeklerin yüzünü az çok görürsünüz.  Bu ümitle girdiğim ultrasonda benim tatlı prensesim “kızlar nazlıdır ” sözünün tam karşılığını verdi ve arkasını döndü bize. Belki bu sefer görürüm umuduyla 1 kere numaradan doktora gitmiştik eşimle ” ben doğmadan görmek yok ” dedi âdeta ve yine görememiştik 🙂 Olsun o iyiydi ya içime serpilen su, onu zaten göreceğim motivasyonuna sebep oldu bile.

İlk 3 ayım zor geçtiği için eşime hiç aşerme konusunda nazlanamamıştım. Yinede onu çok zorlamadım.Mevsimi olmadığı halde ayva istemem dışında. Sadece 1 tane ayva 60 tl idi ve berbattı.  Ama bana dünyanın en tatlı ayvası gibi geldi.Neyse aşerme olayında da adet yerini bulmuş oldu 🙂

Hamilelik Kaygıları

Hamile kalmadan önce göbeğimin büyüyecek olduğunu düşünmek, açıkçası ”karnımda çatlak olur mu? ”  gibi şeyler belki size “saçma ya” dedirtecek ama  beni düşündürmüştü. (bu arada sadece karnıma bebe yağı sürdüm oda düzenli değil ve hiç bir yerde çatlama olmadı bence biraz genetik birazda vücut yapısı) Zamanla büyüyen karnımla bir bütün olmaya onu günden güne daha çok sevmeye içinde bizden bir canlı olduğunu düşündükçe iyice yeni görüntüme alışmaya başladım ve annelik dışındaki şeyleri umursamadım.  

Hamileliğimde toplam 10 kilo aldım. Dış görüntüme özen göstersem de az kilo almak için hiçbir şey  yapmadım. Bol su içtim ve canım ne çektiyse yedim .

Doğuma yaklaştıkça sizi de düşündüren normal mi ve sezaryen mı araştırmaları,  çevre ile konuşmalar başlar. Sizi gören herkes 
Nasıl doğum yapacaksın? “  der . Bu alışılagelmiş aslında hamile olan kişide de bir korku yaratan saçma soruya cevap vermek zorunda kalır ve sonrasında ‘‘evet ya nasıl yapacağım?” gibi kendinizi olumsuz etkileyecek bir karmaşada bulursunuz. Bende çok  düşündüm ama şimdiki aklım olsa kimseye fırsat vermeden sakince zamana bırakırdım. Zaten bir süre sonra şartlar sizi zamana bırakmaya “bir şekilde olacak” demeye zorluyor. Halbuki önemli olan tek şey  bebeğinizin sağlıkla dünyaya gelmesi.  

Annelik böyle satırlara sığabilecek bir duygu değil ama hayatınızın merkezi yavrunuz olduğunda onun sağlığını,  rahatlığını düşünmekten başka hiçbir şey yapmıyorsunuz.  

Bu dönem hamile olduğunuzu anladığınız keyfini doyasıya çıkaracağınız bir dönem olacak ve bir daha dönemeyeceğiniz o zamanın kıymetini bilerek, yavrunuza kavuşacak olmanın sevinciyle yaşayın.  

Bende öyle yaptım  şimdi doğuma hazırlanma zamanı 😉

 1,227 kez okundu

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on whatsapp
Share on print
Share on email
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on whatsapp
Share on print
Share on email

Bir cevap yazın

Kategoriler
Arşivler

Son Yazılar